Eğitim - Öğretim ve Ödev Forumu

Tam Görünüm: Cumhuriyet dönemi inkılaplarının Türk kadını üzerine etkileri
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
tez ödevimle ilgili yardıma ihtiyacm var acilll
TARİHTE TÜRK KADINI
Türk kadını, tarih süreci içerisinde devreler halinde ele alınabilir. İncelenmesi gereken
ilk devre, Türkler-in İslamiyet-i kabul etmesinden önceki devredir.
Türk kadınına verilen özgürlük ve haklar, onun bir anlamda ırkının gerçek ruhuna dönüşüdür de diyebiliriz.
Orta Asya Türkleri-nin bilinen tarihlerine ve göçlerine girildiğinde, kadının daima güçlü mevkilerde olduğu görülmüştür. 7. yy. dan başlayarak, Orhun Kitabeleri-nde görülen, -devleti bilen kraliçeler- ya da -hakan ve hatunun buyruğu ile- gibi sözler, eski Türk kadınlarının eşitlik statüsünü koruduğunu göstermektedir [9]. Bu belgede, prenseslerin sosyal ve siyasal alandaki çalışmalarına değinilir. Türk ailelerinde bir kız evladın dünyaya gelişi mutsuz ve üzüntü verici bir olay sayılmaz, aksine sevinç kaynağı olarak kabul edilir. Çocuklar üzerinde babanın olduğu kadar annenin de hakları olduğu savunulur [10] .

SİYASAL ALANDA KADIN HAKLARI
Siyaset alanında kadınlara verilen hakları, eğitim ve hukuk alanında verilen hakların bir devamı, kaçınılma bir sonucu olarak düşünmemiz gerekir. Bu haklar, kadın-erkek eşitliğinin en somut kanıtıdır.
Siyaset alanında ilk yasa olarak 3 Nisan 1930 tarih ve 1580 sayılı kanun gösterilebilir. Bu kanunun 23 ve 24. maddeleri ile Türk kadınına ilk kez belediye seçimlerine katılma, seçme ve seçilme hakkı tanınmaktaydı. Bu, Atatürk -ün yıllardır yapmak istediği ve bu amaçla büyük bir kamuoyu oluşturduğu bir siyasi durum idi.
26 Ekim 1933 tarihli değişiklikle de Köy Kanunu-na, kadınların Köy İhtiyar Heyeti-ne ve muhtarlığa seçilme ve seçme hükmü konmuştu ki bu belki ilk siyasi yasadan çok daha temele hitap eden bir karardı.
Bu yasa değişikliğinden yaklaşık bir yıl sonra Atatürk ve arkadaşları, 5 Aralık 1934 tarihinde Teşkilat-ı Esasiye Kanunu-nun 10 ve 11. maddelerinin şu hale gelmesini oybirliğiyle sağlayacaklardır ;
10. madde ; 22 yaşını bitiren kadın-erkek her Türk, mebus seçme hakkına haizdir. 11. madde; 30 yaşını bitiren kadın-erkek her Türk mebus seçilebilir.
Atatürk bir kez daha ileri görüşlülük vasfını böylece kanıtlama olanağı bulabilmekteydi. Bilindiği gibi o tarihte, yani 1934-lerde birçok Avrupa ülkesinde kadın, bu iki haktan, ikisinden ya da seçilme hakkından mahrum bulunmaktaydı.
bu konuyla ilgili bir tez hazırlamıştım düşünürsen ara 05388121485
Referans Adresler